Aşure ilk kim yaptı ?

Burak

Global Mod
Global Mod
[color=]Aşure İlk Kim Yaptı? Tarihsel Bir Derinlemesine İnceleme

Aşure, kültürel ve dini anlamları derin olan bir tatlıdır ve neredeyse her kültürde farklı bir şekilde hazırlanıp, farklı anlamlar taşır. Ancak, bir gelenek olarak aşurenin ilk kim tarafından yapıldığı sorusu, her zaman çok konuşulmuş bir konudur. Kendim de her aşure döneminde bir parça aşure yapıp, paylaşanlardan biri olarak, bu soruya daha derinlemesine bir bakış açısıyla yaklaşmayı doğru buluyorum. Gerçekten de aşureyi ilk kim yaptı? Birçok görüş ve iddia mevcut, ancak bu iddiaların hangisi tarihsel olarak daha doğru olabilir? Bu yazıda, aşurenin tarihsel kökenlerine dair farklı görüşleri inceleyecek, geleneksel bakış açılarını eleştirel bir şekilde sorgulayacak ve verilerle desteklenmiş analizler yapacağım.

[color=]Aşure: Kaynağını Buldum diyenler

Aşure'nin kaynağına dair pek çok iddia vardır. Bunlardan en yaygın olanı, aşurenin ilk kez Nuh Peygamber tarafından yapıldığıdır. İnançlara göre, Nuh’un Tufan’dan sonra, gemiden sağ kurtulanlar, gemideki gıda malzemelerini bir araya getirip bir yemek yapmışlardır ve bu yemek, aşurenin ilk hali olarak kabul edilir. Ancak bu görüş, sadece dini bir anlatı olarak kabul edilmemelidir; çünkü tarihsel veriler, bu kadar kesin bir kaynağa ulaşmanın imkansız olduğunu gösteriyor.

Peki, Nuh’un gemisinde aşurenin ilk defa pişirilmiş olması, gerçekten doğru mu? Bunu bir mit olarak mı kabul etmeliyiz, yoksa tarihsel bir gerçek olarak mı görmeliyiz? Beni her zaman düşündüren bir şey, bu kadar eski bir zaman diliminde böyle bir yemeğin bu kadar ayrıntılı anlatılması ve dünya çapında birçok kültürde benzer şekilde anılmasının sebepleridir. Elbette, dini metinlerin ötesinde, böyle bir yemeğin tarihsel olarak nasıl doğduğuna dair somut deliller oldukça sınırlıdır. Ancak, geleneksel bakış açısının bu hikâyeye dayandığı açıktır.

[color=]Aşurenin Ortadoğu Kültüründeki Yeri

Aşure’nin kökeni hakkında Nuh’un gemisinden gelen hikâyenin ötesine bakacak olursak, bir diğer iddia da aşurenin Ortadoğu'da, özellikle Babil ve Mezopotamya kültürlerinde ilk kez yapıldığıdır. Tarihsel araştırmalar, eski Mezopotamya'da, özellikle Babil'de, farklı baklagillerin, tahılların ve meyvelerin karıştırılarak yemeklerin hazırlandığını göstermektedir. Aşure, Mezopotamya'dan Osmanlı İmparatorluğu’na kadar farklı kültürlerde benzer şekilde pişirilen bir tatlı olarak karşımıza çıkar.

Babil'de, toplumlar farklı tahıl ve baklagilleri birleştirerek, zengin, besleyici yemekler hazırlamayı alışkanlık haline getirmişti. Bu yemekler zamanla halk arasında farklı adlarla anılmaya başlanmış ve aşurenin temelleri atılmış olabilir. Bu bağlamda, Nuh’un gemisi hikayesinin bir metafor olup, daha önceki uygarlıkların bu tür yemekleri hazırladığı gerçeğini gizlediğini savunabiliriz. Bu görüş, aşurenin eski uygarlıkların mutfak kültüründen gelen bir miras olduğuna işaret eder.

[color=]Günümüzde Kadınların Sosyal Paylaşım Aracı Olarak Aşure

Aşure, günümüzde özellikle kadınlar tarafından evlerde hazırlanan bir tatlı olarak önem taşır. İslam toplumlarında, kadınlar genellikle aşureyi hazırlayarak, bu geleneği yaşatır ve toplumsal bağları güçlendirir. Kendi gözlemlerime göre, kadınlar aşureyi sadece bir tatlı yapmak değil, aynı zamanda bu yolla ailelerini bir araya getirir, misafirperverliklerini gösterir ve sosyal ilişkiler kurar. Bu, aşurenin sadece yemek olmaktan öte, bir toplumsal bağlayıcı rol üstlendiği bir dönemdir.

Ayrıca, bu durum sadece bir yemek hazırlama meselesi değildir; aşure yapımı, toplumun kültürel hafızasını yaşatmanın bir yolu olarak da görülür. Kadınlar, aşureyi yalnızca mutfakta değil, aynı zamanda aile içindeki bağları güçlendirmek, komşularla ve misafirlerle ilişkiler kurmak amacıyla da hazırlarlar. Yani aşure, kadınlar için hem geleneksel bir gıda hem de kültürel ve toplumsal bağları pekiştiren bir araçtır. Erkeklerin genellikle yemeklerdeki işlevsel rolüne bakıldığında, kadınların bu yemekle hem aile içindeki bağları kurduğunu hem de toplumsal yapıyı sürdürdüğünü görebiliriz.

[color=]Stratejik Yaklaşımlar ve Kültürel Bağlar

Erkekler, genellikle stratejik ve sonuç odaklı yaklaşımlar sergileyerek, aşure gibi geleneklerin daha pragmatik yönlerine odaklanabilirler. Bu bağlamda, aşurenin yapımının toplumsal faydaları, erkekler için daha işlevsel bir açıdan değerli olabilir. Kadınlar ise, yemeklerin sadece gıda değil, aynı zamanda ilişkileri pekiştiren ve toplumu bir arada tutan bir rol üstlendiği perspektifinden bakarlar. Aşure, bu yönüyle bir toplumsal ritüel olma işlevi görür.

Peki, aşurenin ilk kim tarafından yapıldığına dair tartışmalar, bu toplumsal anlamı ve bağları sorgulamamıza neden oluyor. Eğer aşure Nuh’un Tufanı’ndan önce yapılmışsa, bu gelenek o kadar eski bir toplumsal bağ kurma aracı olmalı ki, binlerce yıl sonra bile evlerde bu yemek hala yapılıyor. Aşurenin kaynağını bulmaya çalışırken, aynı zamanda bu yemeğin evrensel bağlamda insanları birleştirme gücüne de dikkat etmemiz gerekir.

[color=]Sonuç: İlk Kim Yaptı?

Aşure’nin tarihsel kökenlerini tartışmak, sadece bir yemeğin kaynağını aramak değil, aynı zamanda bu yemeğin nasıl bir toplumsal bağlayıcı rol üstlendiğini anlamaktır. Nuh’un gemisinde ilk aşureyi pişirenin kim olduğunu bilemesek de, bu tatlının tüm toplumlar tarafından benimsenmiş ve kendi kültürel bağlamlarına yerleşmiş olması, aşurenin evrensel bir miras olduğunu gösterir.

Sizce aşurenin ilk kim tarafından yapıldığı sorusu, sadece bir tarihsel araştırma mı olmalı, yoksa bu yemeğin bizlere bıraktığı toplumsal mirası nasıl yaşatabileceğimize dair bir tartışmaya mı dönüştürülmeli? Aşureyi bir tatlıdan daha fazlası olarak görebilir miyiz? Yorumlarınızı ve görüşlerinizi paylaşarak bu konuyu derinleştirebiliriz.
 
Üst