Bir tezin nicel mi nitel mi olduğunu nasıl anlarız ?

Zumpara

New member
[color=]Bir Tezin Nicel mi Nitel mi Olduğunu Nasıl Anlarız? Eleştirel Bir Yaklaşım[/color]

Hepimizin bildiği gibi, tez yazarken en önemli kararlardan biri, kullanılan araştırma yönteminin ne olacağıdır. Bu, sadece akademik süreçle sınırlı bir karar değil, aynı zamanda bir araştırmacının düşünsel yaklaşımını, bakış açısını ve veri dünyasına olan bağlılığını da belirler. Ama bu noktada bir soru akıllara geliyor: Bir tezin nicel mi nitel mi olduğunu anlamak gerçekten bu kadar kolay mı? Birçok kişi, bu iki yöntemi genellikle birbirine karıştırıyor ya da ayrım noktasında oldukça yüzeysel kalıyor. Bu yazıda, nicel ve nitel araştırmaların ne olduğu hakkında alışılmadık, derinlemesine bir bakış açısı sunacağım. Ve forumdaşlardan gelen fikirlerle bu konuyu tartışmaya açmak istiyorum. Hazır mısınız? Çünkü bu sorunun peşinden gitmek, akademik dünyada bazı kabul görmüş kalıpları sorgulamamıza neden olabilir!

[color=]Nicel ve Nitel Araştırmalar: Temel Farklar ve İlk İzdüşümler[/color]

Herkesin genel olarak bildiği bir fark vardır: Nicel araştırmalar sayısal verilerle ilgilenirken, nitel araştırmalar daha çok anlatımsal ve derinlemesine analizlerle ilgilenir. Nicel araştırmalar, genellikle büyük örneklem grupları üzerinde çalışarak veri toplar ve bu verileri analiz eder. Anketler, testler ve istatistiksel analizler bu tür araştırmaların temel araçlarıdır. Nitel araştırmalar ise, daha küçük örneklem grupları üzerinde çalışarak, bireylerin deneyimlerini, tutumlarını ve algılarını anlamaya yönelik derinlemesine görüşmeler ve gözlemler yapar. Peki, bu noktada her şey bu kadar net mi?

İşte burada eleştirilecek noktalar başlıyor. Birçok akademik çevrede, bir tezin nicel ya da nitel olup olmadığını anlamak genellikle bir dizi yüzeysel kriterle yapılır: Eğer sayılar, grafikler ve istatistiksel analiz varsa, o tez niceldir. Eğer metin, katılımcıların görüşleri ve yorumlar varsa, tez nitel olmalı. Ancak işler bu kadar basit mi? Acaba bu tür kategoriler, araştırmaların derinliğini yeterince yansıtıyor mu?

[color=]Zayıf Yönler: Yüzeysel Sınıflamalar ve Araştırma Yöntemlerinin Sıkıştırılması[/color]

Hadi dürüst olalım, birçok tez, hem nicel hem de nitel yöntemleri harmanlayarak araştırma yapmaktadır. Ancak bu durum, genellikle araştırma yönteminin kesin bir şekilde tanımlanmasını zorlaştırır. Yani, karşınıza bir tez çıktığında, örneklemi ve kullanılan verileri görmek, onu tam anlamıyla sınıflandırmak için yeterli olmayabilir. “Bu sadece nicel bir araştırma çünkü çok fazla veri var!” diyerek bir araştırmayı “nitel” ya da “nicel” olarak etiketlemek, aslında önemli bir hataya yol açabilir. Çünkü gerçek dünyada, nicel ve nitel veriler birbirini tamamlayabilir.

Örneğin, bir sağlık araştırmasında, hasta görüşmeleri ile topladığınız nitel veriler, genetik ve biyolojik verilerle desteklenebilir. Burada, sadece sayısal verilerin mevcut olması, araştırmanın tamamen nicel olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde, yalnızca derinlemesine görüşmelerle yapılan bir araştırma, her zaman tam anlamıyla nitel olmayabilir. Çünkü o görüşmelerde toplanan bilgiler daha sonra istatistiksel olarak işlenebilir. Ancak bu tarz çoklu veri kullanımına sahip araştırmalar, genellikle hangi sınıfa ait oldukları konusunda kafa karıştırıcı olabilir.

Bununla birlikte, nicel ve nitel araştırma yöntemlerini “temelde” birbirinden ayıran çizgi de zaman zaman oldukça bulanık hale gelir. Mesela, bir anket çalışması nitel gibi görülebilir çünkü katılımcılara açık uçlu sorular sorulmuş olabilir, ancak bu açık uçlu soruların verdiği cevaplar, analiz edilerek belirli bir kategoride toplanabilir ve sayısal verilere dönüştürülebilir. Peki, böyle bir araştırma gerçekten tamamen nicel mi, yoksa nitel bir çalışma mı?

[color=]Kadınlar ve Erkekler Arasındaki Yaklaşımdaki Farklar[/color]

Bu soruyu ele alırken, kadınların ve erkeklerin araştırma süreçlerine bakış açılarındaki farklılıkları da göz önünde bulundurmak ilginç olabilir. Erkekler genellikle veri odaklı ve analitik bir yaklaşımı benimseme eğilimindedirler. Bu nedenle, bir araştırmanın nicel mi nitel mi olduğu sorusu, erkekler için daha stratejik bir şekilde çözülmek istenen bir problem gibi algılanabilir. Sayılar, grafikler, istatistiksel analizler… Bu unsurlar erkekler için genellikle net ve doğrudan bir çözüm önerisi sunar.

Kadınlar ise genellikle daha empatik ve insan odaklı bir bakış açısı benimserler. Onlar için bir araştırmanın nitel ya da nicel olması, sadece bir etiket değil, aynı zamanda bir anlam dünyasıdır. Kadınlar, daha çok insan deneyimlerine, duygusal bağlara, sosyal etkileşimlere ve toplumsal bağlamlara odaklanabilirler. Bu bakış açısıyla, nitel veriler, bireylerin iç dünyalarına ve ilişkilerine dair derinlemesine bir anlayış geliştirebilir. Kadınlar için, araştırmanın hangi yöntemi kullandığından çok, o araştırmanın insanlara ne kadar dokunabildiği ve toplumsal bağlamda nasıl anlamlar taşıdığı daha önemli olabilir.

[color=]Provokatif Sorular: Nicel mi Nitel mi? Ya da Birleşik Bir Yöntem Mi?[/color]

Şimdi sizlere birkaç soruyla konuyu tartışmaya açmak istiyorum: Bir tez gerçekten sadece nicel ya da nitel olabilir mi? Peki, bir araştırmayı iki kategoriye koymak, aslında onun bütünsel yapısını anlamamıza ne kadar yardımcı olur? Nicel ve nitel arasındaki sınırlar ne kadar geçerlidir? Yoksa bu sınırların iç içe geçmiş olması, bizi daha kapsamlı ve derinlemesine araştırmalar yapmaya mı zorlar?

Son olarak, araştırma dünyasında, bu iki farklı yaklaşımın birleşimiyle ortaya çıkan karma yöntemleri (mixed methods) nasıl değerlendirmelisiniz? Bu tür bir yöntem, “hangi sınıfa ait” sorusuna cevaben bir “yöntemsel devrim” sayılabilir mi?

Hadi, şimdi hep birlikte bu soruları tartışalım! Kendi tecrübelerinizi ve düşüncelerinizi paylaşarak bu önemli konuyu daha derinlemesine ele alabiliriz.
 
Üst