Mahşer Ne Zaman Çıktı ?

Emirhan

New member
Mahşer Ne Zaman Çıktı?

Mahşer, kelime anlamı itibariyle kıyamet sonrası insanlar arasında hesaplaşmanın ve yargılamanın yapılacağı yer olarak halk arasında bilinir. Ancak bu terim, dini metinlerde ve özellikle İslam inancında daha geniş bir anlam taşır. Mahşer, insanlık tarihinin son bulacağı, her bireyin amellerinin tartılacağı, dünya hayatının sona erdiği bir zaman diliminin başlangıcıdır. İslam inancında mahşer günü, kıyamet sonrası ortaya çıkacak ve herkesin yaptığı amellerin karşılıklarını alacağı bir yargılama alanıdır. Peki, mahşer ne zaman çıkmıştır ya da bu kavram ne zaman ortaya çıkmıştır? Bu makalede, Mahşer'in dini kökenleri, tarihsel gelişimi ve ne zaman çıkmış olabileceği üzerine kapsamlı bir inceleme yapılacaktır.

Mahşer Kavramı ve Anlamı

Mahşer, Arapçadaki "Hişr" kelimesinden türetilmiştir ve "toplanma", "bir araya gelme" anlamına gelir. Kıyamet sonrası tüm insanların, hatta tüm varlıkların toplanacağı alan olarak betimlenir. İslam dini başta olmak üzere birçok inanç sisteminde kıyamet günü, insanların dünya hayatındaki yaptıkları amellerin karşılıklarını alacakları bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde, her birey için "kendi kitabı" açılacak ve bu kitabı doğrultusunda herkes yargılanacaktır.

Dini metinlerde mahşer günü, bir yargılama ve hesap verme süreci olarak detaylı şekilde açıklanır. Kuran'da birçok ayet, mahşer günü ve kıyametle ilgili bilgileri içerir. Örneğin, Al-Mutaffifin Suresi'nde, mahşer gününde amellerin doğru şekilde tartılacağı ifade edilir: "O gün, her şeyin tartıldığı gündür."

Mahşer Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Mahşer kavramı, İslam'dan önce de var olan bir inançtır. Zerdüştlük gibi eski Pers inançlarında da kıyamet ve hesap verme günü benzer şekillerde betimlenmiştir. Ancak, mahşer kavramı İslam dininde belirgin bir şekilde vurgulanmıştır. Bu kavram, Kuran-ı Kerim'in indiği dönemde, özellikle Peygamber Efendimiz'in hadislerinde sıklıkla yer almıştır.

Mahşer gününün ne zaman çıkacağına dair kesin bir tarihsel ifade bulunmamaktadır. İslam inancına göre kıyamet günü, Allah’ın takdirine bağlıdır ve sadece Allah tarafından bilinir. İnsanlar kıyamet ve mahşerin ne zaman geleceğini tahmin etmeye çalışsalar da, bu durum İslam’a göre imansızlık veya gafletle ilişkili bir eylem olarak kabul edilir. Bu nedenle, mahşerin tam olarak ne zaman çıkacağına dair bir tarih verilemez. Ancak, kıyametin ve mahşerin yaklaşmasının bazı alametleri, hadislerde belirtilmiştir.

Mahşer ve Kıyamet Alametleri

Mahşerin ne zaman çıkacağına dair pek çok görüş bulunsa da, dini metinlerde kıyamet alametlerine dair birtakım işaretler yer alır. İslam'da, "kıyamet alametleri" kavramı geniş bir şekilde ele alınmıştır. Bunlar, dünyanın sonuna doğru gelişecek büyük felaketler, doğal afetler, toplumların çöküşü gibi olaylarla açıklanır. Hadislerde yer alan bazı alametler şunlardır:

1. **Mehdi'nin Zühuru:** Mahşer gününden önce Mehdi'nin yeryüzünde adaleti sağlaması beklenir. Bu kişi, İslam inancına göre kıyamet öncesi dünyada adaleti yeniden tesis etmek için ortaya çıkacaktır.

2. **İsa Aleyhisselam'ın Yeryüzüne İnmesi:** Hristiyan inancında olduğu gibi, İslam inancında da İsa Peygamber’in kıyamet öncesinde yeryüzüne geri döneceği ve Deccal ile mücadele edeceği kabul edilir.

3. **Deccal'ın Ortaya Çıkması:** İslam inancına göre, Deccal dünyanın sonlarına doğru ortaya çıkacak ve büyük bir fitne çıkaracaktır. Deccal’ın varlığı, mahşer günü yaklaşırken çok önemli bir işaret olarak kabul edilir.

4. **Güneşin Batıdan Doğması:** Hadislere göre, kıyamet alametlerinden biri de güneşin batıdan doğmasıdır. Bu olay, kıyamet öncesinde insanların uyanması gereken son şansı temsil eder.

Bu alametlerin gerçekleşmesi, mahşerin yaklaştığının işaretlerinden sadece birkaçıdır.

Mahşer ve İnsanlar Üzerindeki Etkileri

Mahşer, sadece bir fiziksel ya da coğrafi bir olgu değil, insan psikolojisi üzerinde de büyük bir etkiye sahiptir. Kıyamet günü, insanların hesap vereceği bir yer olarak tasvir edilir. Bu durum, insanların yaşamlarını daha dikkatli bir şekilde sürdürmeleri gerektiğini, her yaptıklarının bir karşılığı olacağını hatırlatır. Mahşer, insanın kendi eylemlerini sorgulaması için bir uyarıdır.

Ayrıca mahşer, tüm insanları eşit şekilde yargılayan bir sistem olarak tanımlanır. Bu, insanların sosyal statülerinin, ırklarının, cinsiyetlerinin veya maddi durumlarının hiç bir önem taşımayacağı bir alan olarak gösterilir. Her birey, yalnızca kendi amellerine göre yargılanacak ve hesap verecektir. Bu nedenle mahşer, insanların bireysel sorumluluklarını gözler önüne serer.

Mahşer ve Diğer Dinlerdeki Karşılıkları

Mahşer kavramı sadece İslam dini ile sınırlı kalmaz, diğer dünya dinlerinde de kıyamet günü ve sonrasına dair benzer kavramlar bulunmaktadır. Örneğin, Hristiyanlıkta "Kıyamet Günü" kavramı, insanlar için bir hesap verme ve yargılanma süreci olarak anlatılır. Yine, Yahudilikte de son yargı gününe dair inançlar yer alır.

Zerdüştlükte ise, son yargı günü için "Frasho-Kereiti" kavramı kullanılır ve burada da insanların iyi ya da kötü amellerine göre bir yargı süreci işler. Bu bağlamda mahşer, evrensel bir kavram olarak insanlığın dinamikleri ve yaşam amacına dair önemli bir soru oluşturur.

Sonuç

Mahşer, hem İslam inancında hem de diğer dinlerde önemli bir yere sahiptir. Kıyamet günü olarak bilinen bu kavram, tüm insanlığın bir araya gelip hesap vereceği, adaletin sağlanacağı bir süreçtir. Mahşer ne zaman çıkacak sorusu ise, İslam’a göre Allah’ın takdirine bağlıdır ve zamanın bir belirleyicisi yoktur. Bu nedenle, insanlığın kıyamet ve mahşer hakkında yaptığı tahminler birer spekülasyondan ibarettir. Mahşer, insanları eylemlerine dikkat etmeleri konusunda uyaran, sosyal ve ahlaki sorumlulukların hatırlatıldığı bir kavramdır.
 
Üst